Özbek soyguncu: Kendimi öldürmeyi düşündüm

ANTALYA’da elinde kuru sıkı tabancayla girdiği bankada bir saat boyunca güvenlik görevlisi ile çaycıyı rehin alan Özbekistan uyruklu Jamoliddin Orzıev (41) hakkında 19 yıl 8 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Yargılaması Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak olan Orzıev’in ifadesinde tüm parasını Erol T. isimli kişiye kaptırdığını, girdiği dar boğazdan böbreğini satarak kurtulmayı ardından da intihar etmeyi düşündüğünü söylediği ortaya çıktı.Rehin alma olayı, geçen yıl 17 Aralık sabahı yaşandı. Bahçelievler Mahallesi Konyaaltı Caddesi’ndeki banka şubesine, beline koli bandı sarılı halde gelen şüpheli, ‘Üzerimde bomba var, herkes dışarı çıksın’ diye bağırdı. Personel ile vatandaşların çıkmasına izin veren şüpheli, silahını aldığı güvenlik görevlisi ile gişe asistanını rehin aldı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edilirken, şüpheli 2 rehineyle birlikte banka şubesinin üst katına çıktı. Banka şubesine giren 2 polis tarafından 1 saatte ikna edilen şüpheli, rehineleri serbest bırakıp, teslim oldu.  ‘ELİNDE SİLAHINI GÖRDÜM’Özbekistan uyruklu Jamoliddin Orzıev olduğu ortaya çıkan şüpheli tutuklandı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma sonunda şüpheli hakkında, ‘iş yerinde silahla yağmaya teşebbüs’ ve ‘cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından 11 yıl 4 aydan 19 yıl 8 aya kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede şikayetçi olarak ifadesi yer alan banka yetkilisi Nigar Y.’nin ‘İçeride bir hareketlilik yaşandı. Bir şahsın güvenlik görevlimizin silahını aldığını öğrendim. Bunun üzerine polisi aradım. Polis gelmeden şahıs tarafından dışarıya çıkarıldık. Çıkarken şüpheli şahsın önünde bir çanta ve elinde silah gördüm. Ayrıca, şahsın bel kısmında bant ile sarılı bomba görünümlü düzeneği fark ettim’ dediği kaydedildi.’BENDEN PARA TALEP ETMEDİ’İddianamede banka güvenlik görevlisi Gürkan Y.’nin de kapüşonlu ve sırt çantalı birinin içeri girdiğini anlatarak, ‘Sıra alma makinesinin önünde dururken bir anda bana döndü. Montunun ön kısmını açtı. Karın bölgesine sarılı vaziyette bantlanmış bomba düzeneğine benzer düzeneği göstererek, belinden silahını çıkardı. Silahı sağ omzuma dayayarak, oturmamı istedi. Ben de oturdum. Şüpheli bu sırada üzerimdeki silahı aldı. Silahı alırken de ‘ben kimseye zarar vermek istemiyorum’ diyerek, elindeki notu uzattı ve okumamı istedi. Notta, dolandırıldığını, kötü birisi ve terörist olmadığını, emniyet müdürü, belediye başkanı, vali, hakim, savcı vb kişilerle görüşmek istediğini, olay yerine gelmesini istediği yazıyordu. Beni yüzüstü yere yatırdı. Kendisine yardımcı olacağımı, bayanları ve çalışanları çıkartmasını istedim. Şüpheli silahı personele doğrultarak, gişe asistanı Fatih N. dışındakilerin çıkabileceğini söyledi. Sonra şüphelinin talimatıyla kapıyı kapattım. Ne istediğini sorduğumda, gelen yetkililere söyleyeceğini belirtti. Ardından Fatih N.’yi yanına çağırarak elindeki kağıda emniyet müdürü ve belediye başkanının adını yazdırarak, ‘bunlar buraya gelecek’ dedi. Bir süre sonra da içeriye emniyet müdürlüğü personeli girdi ve şahsı ikna etti. Benden para talep etmedi. Sadece silahımı gasp etti. Bu nedenle şikayetçiyim’ dediği yer aldı.  ‘GERÇEK SİLAH EDİNEMEDİM’Tutuklu Jamoliddin Orzıev’in ise dolandırıldığını, şikayetçi olması ve yasal girişimlerde bulunmasına rağmen hakkını alamadığını öne sürerek, sesini duyurmak için böyle bir eylem gerçekleştirdiğini belirttiği bildirildi. İddianamede yer alan ifadesinde Orzıev, şunları söyledi: ‘Yatırım yapmak amacıyla Özbekistan’dan getirdiğim parayı Erol T. isimli kişiye kaptırdım. Erol T. hakkında yaptığım tüm yasal girişimler sonuçsuz kaldı. Ekonomik dar boğaza girdim. Bu dar boğazdan çıkmak için Hindistanlı bir şahısla telefonla temasa geçerek, böbreğimi satma konusunda anlaşmıştım. 400 bin dolar gönderecekti. Hatta parayı gönderdiğine dair makbuz da gönderdi. Para eşimin hesabına gelecekti. Ancak para gelmedi. Ben de bu dünyada herkesin yalancı, dolandırıcı olduğunu düşündüm ve söz konusu olayı yapmaya karar verdim. Bu bankada eşimin hesabı olduğu için de burayı tercih ettim. Bankayı soyup, para almak gibi bir amacım yoktu. Olaydan önce gerçek bir silah edinemediğim için kurusıkı tabancayla eylemi yapmaya karar verdim. Güvenlik görevlisinin silahını da elimde gerçek silah olsun diye aldım. Ancak, bu silahla kimseye zarar verme gibi bir niyetim yoktu. Yetkili birini bankaya çağırıp, onların aracılığıyla beni dolandıranları banka şubesine getirmeyi düşündüm. Onlar banka şubesine geldiğinde paralarımı alıp, bir kısmını eşimin hesabına yatıracaktım. Geri kalanını da Özbekistan’da borçlu olduğum kişilere gönderip, intihar edecektim. Olaydan sonra kendimi öldürmeyi düşünüyordum.’Davanın görülmesine önümüzdeki günlerde başlanacak.

Bir önceki yazımız olan Antalya'daki dünyanın en eski batığında yüze yakın bakır külçe bulundu başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*