DHA YURT BÜLTENİ-5

Ayşenur'un ailesi, tahliye kararının ardından perdelerini açamıyor -ÖZEL  Antalya'nın Alanya ilçesinde, Ayşenur Güven'e (22) cinsel saldırıda bulunup, intihar etmesine neden olduğu suçlamasıyla yeniden yargılanan ve ikinci kez 14 yıl hapis cezası verilen kuzeni Selahattin Sezer (30), üst mahkeme kararıyla yine tahliye edildi. Tahliyeye isyan eden Ayşenur'un kardeşi Zehra Sezer (17), 'Onun ailesinin eviyle bizimki arasında 5 adım mesafe var. ya çıkar gelirse, korkumuzdan perdelerimizi açamıyoruz' dedi.Alanya ilçesinde yaşayan Ayşenur Güven, çocuk yaşlardan itibaren amcasının oğlu Selahattin Sezer'in cinsel saldırısına maruz kaldı. İlk kez 6 yaşında cinsel saldırıya uğrayan Ayşenur Güven, yaşadıklarından kurtulmak için 18 yaşına girdiği 2015 yılında Mustafa Güven ile evlendi. Ancak kuzeninin cinsel saldırıları, Ayşenur nişanlı olduğu ve evlendiği dönemde de devam etti. Selahattin Sezer'in 'Elimde video ve fotoğraflar var' diyerek tehdit ettiği Ayşenur Güven, 5 Nisan 2017'de başından geçenleri eşi ile babasına, erkek kardeşine ve dayısına anlattı, 3 gün sonra da eşine mektup bırakıp, intihar etti.Aile, Selahattin Sezer hakkında kızlarına taciz ve cinsel saldırıda bulunduğu ve intiharına neden olduğu iddiasıyla şikayetçi oldu. Bunun üzerine gözaltına alınan Selahattin Sezer, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı. Sezer, Alanya 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, 'nitelikli cinsel istismar' suçundan 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı. İtiraz üzerine dosya, Yargıtay'a gitti. Yargıtay 14'üncü Ceza Dairesi'nce 24 Haziran'da, olayın tek tanığı olan Ayşenur Güven'in intihar etmesi sonucu dinlenemediği ve birinci derece tanığın ortadan kalktığı, Selahattin Sezer'in suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle oy çokluğuyla davanın yerel mahkemede yeniden görülmesine karar verildi. Selahattin Sezer, kararla birlikte tahliye edilirken, dosya da davanın yeniden görülmesi için Alanya 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Selahattin Sezer, Alanya 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden yargılandı. 14 Kasım'daki duruşmaya katılmayan Sezer, 14 yıl hapisle cezalandırılırken, tutuklanmasına hükmedildi.İKİNCİ KEZ TAHLİYE EDİLDİMahkeme kararının ardından Selahattin Sezer, Alanya'nın kırsalındaki Susuz Yaylası'ndaki gizlendiği evde jandarmanın operasyonu sonucu 19 Kasım'da yakalandı. Selahattin Sezer, 20 Kasım'da çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Selahattin Sezer'in avukatı, 5 Aralık'ta üst mahkeme olan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne itiraz etti. İtirazı değerlendiren mahkeme heyeti, Sezer'in tahliyesine karar verdi. Sezer, aynı günün gecesi tutuklu bulunduğu Alanya Cezaevi'nden serbest bırakıldı.'HABERLERİ İZLEYEMİYORUM'Verilen kararla yıkılan Ayşenur Güven'in ailesi, duruma tepki gösterdi. Adalete güvendiklerini belirten baba Mustafa Sezer, 'Biz adalete güvendik, güveniyoruz' dedik. Maalesef her gün bir kadın cinayeti ekranların olmazsa olmazı oldu. Psikolojim bozulmasın diye haber izleyemez oldum. Çünkü kim olursa olsun Türkiye'de veya dışarıda bir kadın cinayeti gördüğümde kızım aklıma geliyor. Mahkemenin biri karar veriyor, öbürü bozuyor, öbürü 'delil yetersizliği' diyor. Bir şekilde bunlar aramızda elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Bu iş ne zaman sona erecek, nasıl önlenecek? Sayın yetkililer sizleri bir kez daha göreve çağırıyorum. Bu kararlar alınırken bin kere düşünün bir kere karar verin. Bu cezalar canilere, tecavüzcülere, tacizcilere ödül verir gibi değil de lütfen caydırıcı olsun' dedi.'SIRADAKİ KİM DEMEYELİM ARTIK'Kızlarının olduğu fotoğrafı gösteren Mustafa Sezer, şöyle konuştu: 'Bakın 3 kızımdan biri artık yok. Ben bir babayım. Ben 20 yaşlarında, kucağında çocuğu olan bir kadın gördüğümde, onda kendi kızımı görerek iç geçiriyorum ve ağlıyorum. Artık babalar, anneler ağlamasın. Geçen Ayşenur'du, geçen Ceren Özdemir'di sıradaki kim demeyelim artık. Bu işe bir son verilsin. Biz 'adalete güveniyoruz' diyoruz, 'Ne güzel, tutuklandı. 14 yıl bir canı geri getirmez ama hiç olmazsa içimizdeki ateşi biraz köreltir' diyoruz. Maalesef bir haber alıyoruz, kızım öleli 2 sene bile geçmemiş delil yetersizliğinden beraat etmiş. Yahu bu adamın 1612 defa telefon araması var. Mahkemede kendisi 'Bende telefon numarası dahi yok' dedi. Hakim de 'Bizimle dalga mı geçiyorsun. Yok da bu 1612 arama nereden' dedi. Ey yetkililer bu delil değil de nedir? Daha 15 gün bile olmadı. Bu adam elini kolunu sallayarak geziyor. Bu bizi ta derinden, yüreğimizin can evinden vurdu. Biz hangi suçu işledik ki böyle acılara, böyle zulümlere düşer olduk. Yeter diyoruz, yeter. Kızım olayı açıkladığında gittik. Kızımın evinde kayınpederi, kocası, kayınvalidesi ve diğer aile fertleriyle görüştük. Elim ayağım kurudu, olduğum yerde kaldım. Kolay değil, her şeyim allak bullak oldu, dünyam karardı. Yine de itidalli davranmayı, yasal yollardan çözmeyi ve kızımın intihar etmeyip hayata direnmesini istedim ama maalesef psikolojisi o kadar bozuktu ki 3 gün sonra intihar etti. Ne yapayım, kendi adaletimi kendim mi sağlamam gerekiyor? Kolluk kuvvetlerine, mahkemenin vereceği kararlara saygılıyız dedik. Biz yasalara uyalım, insanlığımızı gösterelim dedik. Maalesef yasalar bizi yarınlara aydınlık değil, karanlık bakar bir vaziyete getirdi.''BİZİ DE ABLAM GİBİ YAPABİLİR' Ablasının fotoğraflarını, ailesine ve eşine yazdığı notları okuyan Zehra Sezer, ablasının tüm eşyalarını sakladıklarını söyledi. Selahattin Sezer'in ailesinin eviyle kendi evleri arasında sadece 5 adım mesafe olduğunu, bu yüzden de korktuklarını kaydeden Zehra Sezer, evlerinde besledikleri muhabbet kuşunun kafesini göstererek, korkudan evden çıkamadıklarını, bu nedenle kendilerini kafesteki kuşa benzettiğini anlattı. Zehra Sezer, şöyle dedi: 'Bizim evlerimiz çok yakın. Aramızda 5 adım mesafe var. Her gün geldiğimizde evin perdelerini kapatmak zorunda kalıyoruz. Çünkü ister istemez üzerimizde bir baskı hissediyoruz ki bunu da yapıyorlar çok güzel şekilde. Bizi tehdit ediyorlar, ağza gelmeyecek hakaretler ediyorlar. Biz görmeze vuruyoruz. Evin içinde olsun, dışında olsun sanki görünmez bir perde varmış gibi evin etrafında görmüyoruz onları ama eve her geldiğimizde kendimizi kapatıyoruz. Bizim de yaşamamız lazım, bizim de hayatın akışına uymamız lazım fakat onlar sayesinde hiçbir şey yapamıyoruz. Ben ve kardeşim açık hedef olarak görülüyoruz. İkimiz de evde olduğumuzda tedirgin oluyoruz. Ağabeyim ve babam bazen çalışmaya gidiyor. Bizim güvencemiz yok, güvenliğimiz sağlam değil. Kardeşim ortaokul 2'nci sınıfa gidiyor, ben dershaneye gidiyorum. İkimiz de tedirginiz, korkuyoruz. Ablamızı kaybettik, hiçbir tedbir alınmadı. Şu an mahkeme süreci devam ediyor. Şahsı adli kontrol altında dışarı bırakıyorlar. Her ne kadar adli kontrol olsa da bize zarar verebilir, bizi de ablam gibi yapabilir diye tedirginim. Ben ablamı kaybettikten sonra psikolojik destek aldım. Yine her şey başa döndü. Ben normal bir hayat yaşamak istiyorum.'Gözyaşlarını tutamayan anne Emine Sezer ise Ayşenur'u çok özlediğini, onun en çok kendisiyle vakit geçirdiğini, sevecen, keyifli ve ailesine çok düşkün olduğunu söyledi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ ————–Evlerden görüntü İki evden görüntü Perdesi kapalı camlardan görüntü Evin içerisinden görüntü Baba Mustafa Sezer röp Kardeş Zehra Sezer'in ablasının notlarını ve fotoğraflarını göstermesi Zehra Sezer'in perdeleri göstermesi Zehra Sezer röpAnne Emine Sezer röp HABER- KAMERA: Engin ANAK/ALANYA (Antalya), ========================Alaşehir'de deve güreşi heyecanı Manisa'nın Alaşehir ilçesinde, çeşitli illerden getirilen 120 deve ile deve güreşi etkinliği düzenlendi. Güreşler sonunda dereceye giren develerin sahiplerine kupa verildi.Kenan Evren Parkı Arenası'nda 120 devenin katılımıyla, deve güreşleri düzenlendi. Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinden gelen develer güreştirildi. Güreşler sonunda dereceye giren develerin sahiplerine kupa verildi. Güreşin ağalığını, iş insanı Mesut Yıldırım aldı. Etkinliğe ilgi gösteren vatandaşlar, piknik yapıp eğlenceli zaman geçirdi. Güreşler için açılan stantlarda deve sucuğu ve deve sahiplerinin boyunlarına doladıkları poşulardan satıldı. Alaşehir Belediye Başkanı CHP'li Ahmet Öküzcüoğlu, 'Ata kültürümüz olan bu spor dalını, inşallah bundan sonra yaşatacağız. Bizim doğaya, insana ve çevreye saygılı bir yaklaşımımız var. Eğer sizler isterseniz, bu kültürü yaşatmaya devam ederiz' dedi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: – Deve güreşleriBelediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu konuşmaVatandaşlarla röp. Haber- Kamera: Nurettin DOĞAN / ALAŞEHİR (Manisa), ========================Ampute dansçı Derya, Moskova sanat festivalinde sahne aldıEskişehir'de sağ ayak ve sol bacağındaki protezlerle tango ve vals yapan Derya Soyiç (29), partneri Koray Orbay ile birlikte Rusya'nın başkenti Moskova'da Spivakov Sanat Vakfı'nın düzenlediği 16. Uluslararası Moskova Dostları Çağırıyor Festivali'nde sahne alarak dans etti. İlk defa yurt dışında sahne aldığını ifade eden ampute dansçı Soyiç, 'Çok heyecanlı ve çok güzel deneyimdi. Hem şehrimi hem de ülkemi temsil ediyor olmak gurur vericiydi. Sahne bitti, seyirciyi selamladıktan sonra tüm salon ayakta alkışladılar. Bu benim için paha biçilemez bir değerdiö dedi.Moskova Uluslararası Müzik Evi'nde Spivakov Sanat Vakfı'nın tarafından bu yıl 16'ncısı düzenlenen Uluslararası Moskova Dostları Çağırıyor Festivali, 25 Kasım-3 Aralık tarihleri arasında Rusya'nın başkenti Moskova'da yapıldı. Festivale 38 ülkeden binlerce genç sanatçı klasik enstrümanlar, vokal, dans, sirk, koro, resim, orkestrada performanslarını sergilerken, Eskişehirli ampute dansçı Derya Soyiç ve partneri Koray Orbay ise özel davetli olarak katılarak Türkiye'yi temsil etti. Sağ ayak ve sol bacağındaki protezlerle tango ve vals yapan Derya Soyiç ile partneri Koray Orbay'ın 3 Aralık Dünya Engelliler gününde yaptığı gösteri dansı izleyenler tarafından ayakta alkışlandı.'TÜM SALON AYAKTA ALKIŞLADI'Türkiye'ye dönen ampute dansçı Derya Soyiç, Moskova'da Türkiye adına sahne almasının kendisi için gurur verici olduğunu söyledi. Tüm salonun dansın ardından ayakta alkışladığını ve bunun kendisi için paha biçilmez bir değer olduğunu belirten Soyiç, 'Moskova'da uluslararası bir sanat festivaline katıldık. İlk defa böyle bir deneyim yaşadım. Spivakov Sanat Vakfı'nın Türkiye temsilcisi Amine Aygistova'dan davet geldi. Moskova olunca rüya gibi geldi, 29 Haziran doğum günümde davet mektubu doğum günü hediyesi olarak Amine hanım tarafından bana hediye edildi. Haziran ayından Aralık ayına kadar provalarımız devam etti. Heyecanlı ve yorucu bir süreçti. 3 Aralık Dünya Engelliler gününde Moskova Uluslararası Müzikevi'nde Türkiye'yi temsilen partnerim Koray Orbay ile birlikte sahne aldık. Çok heyecanlı ve çok güzel deneyimdi. Hem şehrimi hem de ülkemi temsil ediyor olmak gurur vericiydi. Sahne bitti, seyirciyi selamladıktan sonra tüm salon ayakta alkışladılar. Bu benim için paha biçilemez bir değerdi. Çünkü seyirciye dokunabildik, sahnemizle, koreografimizle karşıya bu duyguyu geçirebildik. Tüm dünyaya çok güzel bir mesaj verdikö dedi.'DANS EDEREK KELEBEK ETKİSİ YARATIYORUZ'Sağ ayak ve sol bacağındaki protezlerle tango ve vals yaparak çevresine ilham olan Derya Soyiç, 'Ben hikayeme en başından beri kelebek etkisi adını vermiştim. Şuan görüyorum ki bu etkiyi dans ederek yaratıyoruz. İnsanlara dokunmak çok değerli ve güzel. Bunu mücadelenizden yola çıkarak yapmak çok değerli. Çok ciddi bir mücadelem vardı ve halada öyle. Bu durumu hiçbir zaman dramatikleştirmedim. Çok güzel sonuçlar, karşılığını duygu ve düşüncelerle alıyoruz. Biz Türkiye'de ki projelerimizle potansiyelimizi ortaya çıkardık, Moskova'daki sahne bizim kendimizi keşfedeceğimiz bir sahneydi. Neler yapabileceğimizi keşfettik. Şuna inanıyorum, sizi zirveye taşıyan eller, yalnız size ve neler yapabileceğinize inanan ellerdir' diye konuştu.Görüntü Dökümü: -Derya ve partnerinin anons edilmesi-Sahne performansı-Derya Soyiç ile röp.-Dans gösterisinden görüntüler-Dans sonu ayakta alkışlanmaları-Genel görüntülerHaber-Kamera: Engin ÖZMEN/ESKİŞEHİR,========================Hastanenin 'zaman kapsülü' sandığı 2040 yılında açılacak Bursa'nın İnegöl Devlet Hastanesi'nin müzesinde sergilenen 'zaman kapsülü' adı verilen sandık, 2040 yılındaki 14 Mart Tıp Bayramı'nda açılacak.İnegöl Devlet Hastanesi yönetimi, 2040 yılında açılacak bir sandık hazırladı. 110'uncu kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında hazırlanan sandık şu anda hastane müzesinde duruyor. 21 yıl sonraki 14 Mart Tıp Bayramı'nda açılacak sandığın üzerinde; '14 Mart 2040 yılı Tıp Bayramı'nda hastane yönetimi tarafından açılmak üzere bu sandık 2016 yılında hastanemizin 110'uncu kuruluş yıl dönümü kutlama etkinlikleri kapsamında hazırlanıp koruma altına alınmıştır' yazısı bulunuyor. Sandık içerisinde ise 23 yıl sonraya aktarılmak istenen hastane çalışanlarının duygu ve düşüncelerinin yanı sıra nöbet kağıtları, mektuplar ile 2016 yılına ilişkin anılar yer alıyor.Açıklama yapan İnegöl devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Hayrettin Göçmen, 'İnegöl sağlık tarihi müzesini oluştururken eskiden kullanılan materyalleri toplamakta büyük zorluk yaşadık. Gelecekte insanların şu anda bizim hangi malzemelerle işlemler yaptığımızı bilmeleri ve bunu geleceğe aktarmak amacıyla bir zaman sandığı uygulaması başlattık. 2040 yılının tıp bayramında açılmak üzere, şu anda tıpta kullanmış olduğumuz malzemeler sandığımızda yer alıyor ' dedi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-Genel görüntüler-Açıklamalar-Sandıktan detaylarHaber-Kamera:  Yavuz YILMAZ/İNEGÖL,(DHA======================Freni boşalan kamyon devrildi Hatay'ın İskenderun ilçesinde, freni boşalan kamyon kontrolden çıkarak devrilmesi sonucu meydana gelen kazada sürücü yaralı kurtuldu.Belen istikametinden İskenderun'a doğru giden ve sürücüsünün kimliği henüz belirlenemeyen 46 PE 590 plakalı hafriyat yüklü kamyon, Dr. Sadık Ahmet Caddesi'nde, freninin patlaması sonucu kontrolden çıktı. Araç sürücüsü yol üzerinde bir araca çarparak devrildi. İhbar üzerine olay yerine gelen  itfaiye, polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri, yaralı sürücüyü sıkıştığı yerden çıkardı.Görüntü Dökümü—————————Kaza yerinden genel görüntüler-Sağlık ekiplerinin yaralı şoförü çıkartması ve ambulansa bindirmeleriHaber-Kamera Ufuk AKTUĞ/İSKENDERUN,(Hatay), 

Bir önceki yazımız olan Antalya'da 227 kaçak yapıyı yıkan bakanlık 260 kaçağı daha yıkacak başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*