Bakan Soylu: Kimsenin hamalı değiliz (2)

ALANYA’DA TOPLANTIYA KATILDIİçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Antalya programı kapsamında Alanya ilçesinde gerçekleştirilen Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı 2019 Yılı İnceleme Araştırma Toplantısı’na katıldı. Mülkiye Teftiş Kurulu müfettişlerinin yanı sıra protokolün de hazır bulunduğu toplantının açılış konuşmasını yapan Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanı Mehmet Alparslan Işık, Bakan Soylu’nun talimatıyla geliştirilen teftiş kurulu çalışmalarından söz etti. Ardından kürsüye davet edilen Antalya Valisi Münir Karaloğlu ise Mülkiye Teftiş Kurulu’nun önemine değindi.’TERÖRİST TERÖRİSTTİR’İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise konuşmasına, Barış Pınarı Harekatı’nı değerlendirerek başladı. Yaklaşık 40 yıldır terörle mücadele edildiğini belirten Bakan Soylu, geçmişin ara ara hatırlanması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: ‘Bugün bir barış harekatı sürdürüyoruz. Bir barış koridoru, güvenlik koridoru oluşturmaya çalışıyoruz. Yaklaşık 40 yıldır bu ülkede ocaklara ateş düşüren, evlatları babasız ve anasız, anaları evlatsız, eşleri dul bırakan bir terör örgütüne çok önemli bir hamle içerisindeyiz. Yaklaşık 40 yıldır neredeyse her gün sivil, asker, çocuk, genç, yaşlı, 1 şehit, 2 şehit, 3 şehit, sürekli yaralanıyoruz ve yaklaşık 40 yıldır bu ülkenin kardeşliğine, terörle fitne sokulmaya çalışılmaktadır. Bugün birileri ‘Türkiye, Kürtlerle çatışıyor’ diyor. Bunun dedikodusunu, tezviratını, fitnesini yapmaya çalışıyor. Ben şu salonda, ‘Kürt kökenli kardeşlerim elini kaldırsın’ desem, herhalde salonun bir bölümü elini kaldıracaktır. Biz iç içeyiz, binlerce yıldır iç içeyiz ve yıllardır bizi birbirimize düşürmeye çalışanlar medeniyetimizin büyüklüğü ve köklülüğü karşısında başarısız olmaktadır. Bizim çatıştığımız PKK’dır. Yani şimdi ne yapalım? Amerika’da veya dünyanın başka bir ülkesinde herhangi bir teröriste müdahale edildiğinde, o ülke için teröriste müdahale edenin rengi, etnik kökeni, inancı ortaya koyularak bunlarla çatışıyor mu deniliyor. İçinde kim olursa olsun terör örgütü, terör örgütüdür. İster etnik temele yaslanmaya çalışsın, ister dini temele yaslanmaya çalışsın, terörist teröristtir. Bunun başka bir tanımı söz konusu değildir.”SPORCUMUZ ASKER SELAMI VERİNCE Mİ ŞİDDET KARŞITLIĞINIZ AKLINIZA GELDİ’Türkiye Milli Futbol Takımı’nın 2020 Avrupa Şampiyonası eleme maçında Fransa’ya attığı golün ardından futbolcuların asker selamıyla gol sevincinin bazı ülkeler tarafından eleştirilmesi ve UEFA tarafından açılan soruşturmayı değerlendiren Süleyman Soylu, ‘Bugün futbolcularımızın verdiği asker selamını soruşturuyorlar. Çok alınmışlar, çok da paniklemişler. Acaba ne için yaptılar diye soruşturmalar, manşetler ve tartışmalar. Biz 16 Nisan Referandumu sırasında Avrupa’da açılan, kafasına silah dayanmış Erdoğan posterlerini unuttuk mu? Tepkimizi dile getirdik de, soruyorum buradan Avrupa’ya, kime soruşturma açtılar. O pankarttan panik oldular mı, rahatsız oldular mı? Kırmızı bültenle aradığımız teröristleri panellerde konuşturdular. Meydanlarında ‘videowall’ ile meydan mitingi yapmaya çalıştılar. Hangisine soruşturma açtılar, hangisine tepki gösterdiler. Şimdi sahada 2-3 sporcumuz asker selamı verince mi şiddet karşıtlığınız aklınıza geldi. Biz 40 yıldır batıya bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz, fakat gözler kör, kulaklar sağır. Şimdi kendi göbeğimizi kendimiz kesmeye çalışıyoruz, maşallah hepsi ayakta. Tehdidin, kınamanın bini bir para’ diye konuştu.’SİZ DAHA BU MİLLETİ SAVAŞIRKEN GÖRMEMİŞSİNİZ’Kıbrıs Barış Harekatı’nı hatırlatan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bugün de Türkiye’ye benzer yaptırımların yapılmaya çalışıldığını söyledi. Soylu, şöyle devam etti: ‘Geçmişte dünyada silah yardımı ve mali yardım adı altında bir kölelik düzeni kurulmuştur. Parasını verdiğimiz silahların tetiğini çekmemize izin vermeyen notalar alıyorduk. Bugün de aynı şekilde bizi ekonomik yardımla, silah satmamakla tehdit etmeye kalkanlar var ve burada söylemek isterim hataları şu; dün bugünden 10 kat zayıf Türkiye o tehditlere aldırmamıştı. Bugün kendi silahını yapan bir Türkiye bilinmedir ki o tehditlere asla aldırmaz, hatta duymaz bile. Bugün olanları savaş diye nitelendiren, bizim için savaşıyor diyenlere sesleniyorum, siz daha bu milleti savaşırken görmemişsiniz, inşallah da görmezsiniz. Bizim savaşmamızın yanında bugünkü harekatı savaşmamızı gördüğünüzde ölçersiniz. Bunu bütün dünya, bütün tarih kaydetmiştir ve tecrübe etmiştir.”PAÇAVRA DURUMUNA DÜŞMÜŞLER’Terörle mücadelenin yanı sıra Türk savunma sanayinde de önemli yol kat edildiğini anlatan Soylu, şöyle konuştu: ‘Bugün yapılan iş, terörün tüm unsurlarıyla PKK, PYD, DEAŞ olsun, bütün terör kimlikleriyle mücadele etmekteyiz. Mücadelemiz birkaç yıllık politika değil, bir süreç olarak görülmüştür. Türkiye’nin ortaya koyduğu altyapı yatırımı da bu adımın bir parçası ve zeminidir. Bugün savunma sanayinde yaşanan gelişmeler ve elde ettiği ihracat rakamları da bu adımın bir parçası ve zeminidir. Kimse kusura bakmasın. Sayın Cumhurbaşkanımız 2002 yılından itibaren savunma sanayine bu desteği vermemiş olsaydı, bugün ne silahlı insansız hava aracımız, ne de akıllı mühimmatımız olurdu. Ben Zeytin Dalı Harekatı’nı biliyorum. Böyle yaptım oldu, resim çizerek bu savunma sanayinin mühimmatları oluşmuyor. Zeytin Dalı Harekatı’nda ‘Akıllı mühimmatlarımız bitecek’ diye ürktük ve korktuk. Acaba ABD bize verir mi, vermez diye. Şimdi ABD ister versin, ister vermesin. Bizim mühendislerimiz yaptı Allah’ımıza şükürler olsun. Bugün yurt içindeki terörist sayısı 600’lerin altına düşmüşse bu vermiş olduğumuz mücadeleden dolayıdır. Biraz önce gelirken Kandil’de bulunan bir terörist başının son talimatlarını ve son değerlendirmelerini okudum. Paçavra durumuna düşmüşler. Zihinleri kalbur ve altüst olmuş. Bu iyi günleri, daha da olacak, bunu çok net söylüyorum. Bu ülkeye ödettikleri maliyeti Allah’ın izliyle evlatlarımız burunlarından fitil fitil getiriyor ve getirmeye devam ediyorlar.”DECCALLERE TESLİM EDEMEYİZ’Teftiş kurulunun işini yaparken büyük özen göstermesi gerektiğine de dikkati çeken İçişleri Bakanı Soylu, ‘Özellikle yerel yönetimlerle ilgili yolsuzluğa tahammül edemeyiz. Çocuklarımızın ve fakir fukaranın rızkını birtakım deccallara teslim edemeyiz. Bu ülkenin kaynaklarının heba edilmesine, har vurup harman savrulmasına müsaade edemeyiz. Denetimi yapmazsak ya davulcuya gider, ya da zurnacıya. Denetim yaparsak herkes kendine çekidüzen verir. Kimse kusura bakmasın, biraz dönüp kabahati kendimizde bulalım. Teftişlerimizde hiç acıma yok. Bunu çok net söylüyorum, işimizi yapıp çıkacağız. Bunu yaptığımız andan itibaren Türkiye ekonomisine, büyümesine, zenginleşmesine ve kamu hayatına da yapacağımız en büyük katkıyı ortaya koymuş oluruz’ dedi.Engin ANAK/ALANYA (Antalya),

Bir önceki yazımız olan Yoldan çıkan uçak pilotunun 'Uçakta yolcuydum' yalanı jandarmaya takıldı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*