14 günlük karantinada iki farklı hayat

14 günlük karantinada iki farklı hayatANTALYA'da koronavirüs hastalığını yenen Çağlar Çolak (27), 14 günlük karantina sürecinde aynı evde farklı odalarda yaşadığı ailesiyle sadece cam arkasından ve cep telefonuyla görüntülü görüştü. Çolak, 'Aynı evde bulunduğum eşime ve 2 çocuğuma dokunamamak, onları görememek çok zordu' dedi.Antalya'da yaşayan ve turizm sektöründe çalışan 2 çocuk babası Çağlar Çolak, 26 Mart'ta baş ağrısı ve yüksek ateş şikayetiyle özel hastaneye gitti. İğne yapılan Çolak evine gönderildi, ancak şikayetlerinin artması üzerine iki gün sonra başka bir hastaneye gitti. Burada kendisine yapılan koronavirüs testi pozitif çıktı. Çolak iki gün hastane tedavisinin ardından 14 günlük karantina sürecini evinde geçirdi.Çolak, 14 gün boyunca eşi Berna Çolak, kızları 40 günlük Ela ve 1.5 yaşındaki Simay ile farklı odalarda yaşamını sürdürdü. Odalarının arasında 15 metre bulunan aile, yalnızca balkon camının arkasından ya da cep telefonu ile görüntülü görüştü. Eşinin yaptığı yemekleri kapısının önüne bıraktıktan sonra alan Çolak, yemek yediği ürünleri ise bir daha kullanmamak için çöpe attı. Hastalığı atlatan Çolak, karantinanın ardından eşine ve çocuklarına kavuştuğu için çok mutlu.'ONLARA DOKUNAMAMAK, GÖREMEMEK ÇOK ZORDU'Antalya'da koronavirüse yakalanan ilk hastalardan biri olduğunu söyleyen Çağlar Çolak, 'Hastanedeki tedavimin ardından kendi isteğimle eve geldim. Karantina sürecini, eşim ve iki kızımdan ayrı bir odada tamamladım. 14 günlük karantina sürecinde eşim ve çocuklarımla 15 metre mesafede farklı odalarda yaşadık. Bu süreçte yalnızca balkona çıktığımda camın arkasından görüşebildik. Onun dışında da cep telefonunda görüntülü görüştük. Aynı evde bulunduğum eşime ve 2 çocuğuma dokunamamak, onları görememek çok zordu' dedi.'ORTAK HİÇBİR ŞEY KULLANMADIM'Hastalığı atlatan herkesin plazma tedavisi için bağışta bulunmasını isteyen Çolak, '14 gün boyunca eşimin hazırlayıp kapının önüne bıraktığı yemekleri yedim. Yemek yerken kullandığım çatal ve tabakları bir daha kullanmadık. Bu süreçte onlarla ortak hiçbir şeyi kullanmadım. 14 gün sonunda kendimi çok iyi hissediyorum. Sonuçlarımın negatif çıkmasının ardından hastaneye gidip plazma tedavisinde kullanılması için bağışta bulundum. 78 yaşında bir hastanın tedavisinde kullanılacağını öğrendim' diye konuştu.'KAPININ ÖNÜNDE BABASININ ÇIKMASINI BEKLEDİ'Sürecin ailesi için zor geçtiğini söyleyen Berna Çolak ise 'Eşimin hastaneden taburcu olmasıyla tedavisine evde devam edildi. Eve geldiğinde karantinada olduğu için onu göremedik, sarılamadık, konuşamadık. Yaptığımız yemekleri bile kapının arkasına bıraktık. Kızım Simay babasına çok düşkün, sürekli kapının arkasında babasının çıkması için bekledi. Her gün gidip kapısını çaldı, çıkmayınca da küstü. Bu durumda da sadece balkon camının arkasından babasını görebildi' dedi.

Bir önceki yazımız olan Camdan silkelediği halı, elektrik direğine asılı kaldı başlıklı makalemizde Antalya, Güncel ve Hürriyet hakkında bilgiler verilmektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*